Hatır Defteri
07 Mayıs 2020
Selam vermek, hal, hatır sormak, vefalı davranmak sosyal iletişimimiz için son derece önemli, hatta olmazsa olmazlarıdır. Yüce kitabımızı Kuran-ı Kerim’de, peygamberimizin hadislerinde de önemle vurgulanmaktadır. Cuma hutbesinde imamın inmeden önce okuduğu Ayet-i Kerime’de hal’den, hatır’dan vefa’dan bahseder.
Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı’da hal- hatır bilenlerdendir. Yazar ve şairdir. Onu önce çocuk şairi olarak tanıdık. ‘Teravihte Gülen Çocuklar’ isimli kitabı çok sevildi. ’Şakirde’ şiiri ülkemizde en çok okunan ve paylaşılan şiirlerin arasındadır.
Şimdilerde de ‘Hatır Defteri’ şiir kitabı ile hal – hatır soruyor. Dostlarının, büyüklerinin, annesinin hatırını soruyor. İstanbul’un, Kudüs’ün, Malazgirt’in, Türkmen Dağı’nın, mültecilerin hatırını soruyor. Mekki abi, Şerif abi ile Cağaloğlu’nu, Babıaliy’i, Sultanahmet’i, Ayasofya’yı, Türkistan’ı, Aığın’ı geziyor. Ağın’ı gezerken Şerif abi ile bir türkü söylüyor. Yunus’a Karacaoğlan’a, kırklara, dervişlere selam veriyor.
‘Sahte hostes gülüşü’ şiirinde ise riya kokan her şeye sitem ediyor ve şöyle diyor:
‘Her şeyin vahşisinin makbul olduğu bu çağda
Sevgiler boşlukta gülüşlerde sırıtkan riya
Enver’in dediği gibi tam da Maraş’ta yürürken
Sahte hostes gülüşü gibi bir şey bu dünya”
Kitaba ismini veren hatır defteri şiirinde ise dostluklara ortak hatıralara sahip çıkılması gerektiğinin altını çiziyor.
“Biten dostluklarda en çok incinen
Ortak hatıralardır kıymetini bilene
Selamsız sabahsız geçişlerden
Kırılır taş olsa kelimeler bile”
Annesine çok düşkündür. Kitabında da çok güzel anne şiirleri var. Anneler gününe de yaklaştık. Şiirler den bir tanesiyle bu bölümü kapatalım.
Sığınak
Saçımda akların arttığını aynanın karşısında değil
Annemin ağlamaya yakın bakışlarında anlardım
Keder gelip tutununca mahzun mavi gözlerine
Korkma daha çocuğum ben deyip tatlıya bağlardım
Küçükken bütün ağrılarım dinerdi yaslı bağrında
Sancılarım azalır ağrılarım sessizce giderdi birden
Rüzgarın yaprağını sallamasından incinen dal gibi
Kalbinin kanatlarında gezdirirdi beni annem
Yaşamak oyundan atılmak gibi bir durum tuhaf
Çocukluk anne okyanusunda dingin bir sığınak
Şimdi sert rüzgarlara karşı göğsüm korunaksız
Zoruma gidiyor bir mezar taşına sarılıp ağlamak
Ömer hocamız da dost canlısı idi
Geçtiğimiz günlerde vefat eden Ömer Döngeloğlu hocamızda tam bir dost canlısı idi. Sohbetlerinde arkadaşlıktan, dostluktan, vefadan çokça bahsederdi.
Peygamberimiz ile Hz. Ebubekir’in dostluğunu göz yaşı dökerek sıkça anlatırdı. Hicret yolculuğu ve iki arkadaş arasındaki güven ve bağlılık günümüze, hepimize örnek olmalı.
Konya’mızın yetiştirdiği muhterem insan merhum Ali Ulvi Kurucu hoca da bir dost ve peygamber aşığı idi. Allahım her ikisine de rahmet etsin. İkisi de bu millete dost ve peygamber sevgisini aşıladılar.
Sohbetler konserler sanala taşındı
Salgın sebebiyle bütün toplantılar, etkinlikler iptal olunca çareler aramaya başladık. Önce tek kişilik balkon dinletileri başladı. Sanatçılar, yazarlar, şairler, politikacılar ve birçok insan sosyal medya üzerinden sevenlerine, takipçilerine merhaba demeye başladılar.
Bu küçük merhabalar daha sonra, konserlere, sohbetlere, toplantılara hatta programlara dönüştü. Önemli yazarlar, şairler, tv mensupları günün belirli saatlerinde disiplinli bir şekilde program yapıyorlar artık.
Belediyeler de hızlı bir şekilde bu duruma ayak uydurdu. Geçtiğimiz yıllarda kalabalık katılımlarla gerçekleştirilen etkinliklerin birçoğu sanal yapılıyor.
Yorumlar
Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.