DOLAR : 46,435₺
EURO : 53,837₺
STERLİN : 62,464₺
GRAM : 6.593₺
ÇEYREK : 10.955₺
CUMHURİYET : 43.093₺
GREMSE : 107.172₺
Ali Ayvat

Ali Ayvat

Yazarlara git

Devlet piyasa bozucu şirketlere dur dedi

13 Haziran 2026

Devlet piyasa bozucu şirketlere dur dedi. Beyaz et sektörüne yönelik eş zamanlı operasyonların ardından, tavuk patronlarının gayri ahlaki rekabet oyunları gündeme geldi. Yapılan operasyonlar neticesinde 13 şirkete yönetim kayyımı atanırken, temel gıda piyasalarını manipüle ettikleri iddia edilen firmaların uygulamaları da kamuoyunun dikkatine sunuldu. Gıda piyasalarında haksız rekabet oluşturarak dar gelirli vatandaşların sofrasına el uzatan, onları enflasyon canavarına maruz bırakan bu vicdan yoksunlarının yaptıkları artık yanlarına kâr kalmamalıdır. Elbette bu işi yapan sadece bu tavukçular değildir. Geçmiş dönemde ulusal zincir marketlerin ve bazı büyük üreticilerin benzer uygulamaları da hâlâ hafızalardaki yerini korumaktadır. Her ne kadar mevcut durum birer iddia niteliğinde olsa da, istisnalar kaideyi bozmamak kaydıyla dünyanın hiçbir ülkesindeki zenginler, ülkemizdeki bazı arsız zenginler kadar kendi halkına kayıtsız değildir. Bunun en bariz örneği, salgın döneminde başlayan fiyat istikrarsızlığı sürecidir. Avrupa’daki birçok firma ve market, müşterilerini korumak amacıyla fiyatlarını uzun süre sabit tutarken; ülkemizdeki bazı işletmeler bu duruma kayıtsız kalmıştır. Hatta krizleri fırsata çevirmeyi iktisadi bir zekâ ürünü olarak görüp stokçuluk ve karaborsacılık yaparak milletin canına okumuşlardır. Serbest piyasa masallarının arkasına sığınarak piyasa rekabetini öldüren, bunu yaparken de kendilerini kamufle eden tüm sektörlerdeki firmalar mercek altına alınmalıdır. Yapay zekânın hayatımızın her alanına girdiği bir dönemde, piyasalarda adil rekabetin sağlanabilmesi için bu teknolojiden etkin bir şekilde yararlanılmalıdır. Buradan elde edilecek veriler ışığında ortalama kâr ve fahiş kâr oranları tespit edilmeli; ortalamanın üzerinde kâr eden firmalara yüksek oranlarda fahiş kâr vergisi uygulanarak, bir nevi toplumun yüz karası hâline gelen bu firmalar cezalandırılmalıdır. Eskilerin deyimiyle, toplum nezdinde pabuçları dama atılmalıdır. Vergi yüzsüzleri gibi milleti kandıran firmalar da açıkça ilan edilerek kamuoyu vicdanında mahkûm edilmelidir. Son operasyon, kendi aralarında anlaşarak üretim miktarlarını, satış fiyatlarını ve pazar paylarını belirledikleri iddia edilen tekelci vicdansızlara indirilen bir devlet yumruğudur. Bu firmalar sadece vatandaşları mağdur etmekle kalmamış, aynı zamanda kendi sektörlerinde piyasaya girmek isteyen yeni firmaların da önünü kesmişlerdir. Maalesef bu sorun, ticari bir mesele olmanın ötesinde, ticaret hayatındaki ahlaki çürümenin ulaştığı zirve noktayı göstermektedir. Toparlayacak olursak, bu ticari çürümüşlük yalnızca beyaz et sektörüne özgü değildir. Hemen hemen tüm sektörlerde benzer sorunlarla karşılaşılmaktadır. Devlet, tüketicileri ve piyasa rekabetini koruyacak, aynı zamanda piyasalara yeni firmaların girmesine imkân tanıyacak önemli bir müdahalede bulunmuştur. Enflasyonu besleyen bazı ağlar ve ilişkiler gün yüzüne çıkmıştır. Şimdi gereğini yapma zamanıdır.