
Tedavinin en önemli hususunun, bu işlemlerin hepsinin steril ortamlarda yapılması olduğunu belirten Baştürk, şöyle devam etti:"Çünkü hematolojik kanserli hastalarda kemik iliğindeki hücreler baskılanmış ve immün sistem zayıfladığı için enfeksiyonlara çok yatkın oluyor. Dolayısıyla normal sağlıklı kişilerde sadece grip yapabilecek bir mikrop hastalarımızda hayati risk yapabilecek derecede ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Bunu engellemek için de dış ortamlardan izole edilmiş, çok korunaklı ortamlarda, enfeksiyonlardan korumak amacıyla bu nakil işlemlerini gerçekleştiriyoruz."
Nakil sürecinde sterilizasyon kurallarına dikkatle uyuluyor
Kemik iliği naklinin iki türü olduğunu anlatan Baştürk, "Otolog nakli kişinin kendisinden kendisine yapıyoruz. Diğer nakil çeşidi allojenik nakil. Başka bir kişiden hastaya yaptığımız nakil." ifadelerini kullandı.

Servisin ilk hastası taburcu edildi
Baştürk, servise şiddetli kemik ağrısı şikayetiyle Konya'nın Gökyurt Mahallesi'nden gelen Feride Başişçi'yi sağlıkla taburcu etmenin heyecanını yaşadıklarını vurgulayarak "Hastamıza tanı koyduktan sonra tedavilerini gerçekleştirdik. Sonrasında da kök hücrelerini toplayıp hastamızın naklini başarıyla gerçekleştirdik. Bugün de sağlıklı bir şekilde hastamızı taburcu ediyoruz. Hastalığın ilerleyen dönemlerde tekrar çıkma ihtimali var. Bu nedenle hastamız yine düzenli olarak kontrollerine gelecek, takibini yapacağız." ifadelerini kullandı.

Baştürk, 48 yaşındaki Başişçi'ye koyulan "Miyelom" hastalığı teşhisinin halk arasında çok bilinen bir rahatsızlık olmadığına işaret ederek "Nakil gerektiren hematolojik hastalıklar, kan hastalıkları ya da kan kanserleri olarak bilinir. Bu hastalıkları, lösemiler, lenfomalar ve bunların pek çok alt tipleri oluşturur. Miyelom dediğimiz hastalık da kendine has özel bir kemik iliği hastalığıdır. Toplumda oldukça nadir görülüyor ama hematolojik hastalıkların içerisine baktığımız zaman tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. Bu hastamıza da otolog nakil yaptık." dedi.
Sağlığına kavuşan kadın çocuklarına kavuşacağı anı bekliyor
Tedavisi tamamlanan Feride Başişçi de sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek "Kemiklerim ağrımaya başladı. Yani nefes alamıyordum, çok daralıyordum. Hastaneye geldiğimde yapılan tetkiklerde hastalığımı öğrendim. Şimdi çok rahatım, iyiyim. Hastalığın süreci çok zor geçti. Öksürük vardı, atamadım. Kemiklerim ağrıyordu, duramıyordum. Uzun süre hastanedeydim, 36 gündür yatıyordum." diye konuştu.
36 gün boyunca eşinin yanından ayrılmadı
Eşinin yanından ayrılmayan Mustafa Başişçi ise heyecan ve mutluluğu bir arada yaşadığını dile getirerek şunları kaydetti: "Devamlı başındaydım. Refakatçisiydim. Enfeksiyon riskinden dolayı sterilizasyon kuralları gereği bu odadan hiç çıkmadım. Çok heyecanlıyım şu an mutluluktan. Emeği geçen hocalarımıza, hemşirelerimize çok teşekkür ediyoruz. Sağ olsunlar çok ilgi gösterdiler. Çocuklar evdeler, küçükler. Onlar da çok özlediler. Evde de sterilizasyona dikkat edeceğiz."
Kaynak: AA

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.