Kooperatif deyip geçme?.. - Konhaber Türkiye’nin İnternet Gazetesi
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Reklam
Konhaber Reklam
Kooperatif deyip geçme?..
Erdoğan Nesimioğlu
  • Erdoğan Nesimioğlu

  • 27.11.2014 17:32

Kooperatif, birlikte iş yapma, karşılıklı yardımlaşma ve işbirliği oluşturma anlamını taşımaktadır.

Ülkemizde ise kooperatifçilik Atatürk döneminde Mersin’in Tekir Köyü’nde Atatürk’ün sahibi olduğu Tekir Çiftliği’nde 1936 yılında kurulmuştur. Türkiye'de kooperatifçiliğin henüz oluşmadığı dönemlerde ilk olarak 1831 yılında Fransa’da marangozlar kurmuştur.  Prof. Dr. Cevat Geray’ın “Kooperatifçiliğin Dünyadaki Tarihsel Gelişimi” adlı yazısından alınan bu tarihi bilginin ışığında gelin kooperatifçiliğin dünyadaki gelişimine bakalım;

“İlkel toplumdan bu yana, insanların tek başlarına yenemedikleri kimi güçlükleri yenmek için işbirliği yapma yoluna gittikleri, böylece ekonomik açıdan yarar sağladıkları bilinmektedir.

Çağdaş anlamda kooperatif örgütlenmeler" tıpkı sendikacılık gibi, endüstri devriminden sonra işçi sınıfının geçim ve çalışma koşullarının ağırlığından doğan sorunların yoğunluk kazanması üzerine, çalışanların karşılaştıkları ortak sorunları birlikte çözmek amacıyla yeni yeni dayanışma ve karşılıklı yardımlaşma arayışlarına yönelmeleri sonucunda ortaya çıkmıştır. Gerçekten tüketim alanındaki ilk kooperatifi İngiltere'de "Rochdale öncüleri" olarak tüm dünyaya ün salan ve Uluslararası Kooperatifler Birliği'nin (ICA) sonradan kooperatifçilik ilkeleri olarak benimsediği temel kuralları uygulamış bulunan 28 dokuma işçisi 1844 yılında kurulmuştur. Fransa'da 1831'de ilk kooperatif marangozlarca kurulmuş, bunu 1835 yılında Lyon'da tüketim kooperatifinin kurulması izlemiştir. Almanya'da, 1849'da, "esnaf hammadde alım kooperatifi", 1850'de de "esnaf kredi kooperatifi" kuruldu. Schulze Delitzsch adıyla anılan esnaf kredi kooperatifçiliğinin ilkeleri de böylece' atılmış oldu. Almanya'da 1847 yılındaki kötü hasat mevsiminde zarar eden küçük çiftçilerin borçlanmaları, sefalet içine düşmeleri üzerine kasaba belediye başkanı olan F.W. Raiffesien'in öncülüğünde ilk kez bir tüketim kooperatifi olarak kurulan, fakat hemen sonra alım, kredi işlevleri de yüklenen bu kooperatifler, sonra da biriktirme ve borçlanma sandıklarını oluşturmuşlardır. Böylece, 1972'de ilk kooperatif bankaları kurulmuştur. Raiffesien ilkeleri diye bilinen kurallar küçük çiftçilerce yaşama geçirilmiş, başarıyla uygulanmıştır. Bu ülkelerdeki başarılı örnekler kooperatifçiliğin dünyada yaygınlık kazanmasına yol açmıştır.”

O yıllardan sonra Atatürk sayesinde ortaya çıkan kooperatifleşmeye de bir göz atmakta yarar var. Atatürk'ün ülkemizde kırsal ve kentsel kooperatifçiliğin geliştirilmesi için yaptığı faaliyetler oldukça yoğun olmuştur. Hayatı boyunca ekonomik kalkınmada ve üreticilerin refah düzeylerinin yükseltilmesinde kooperatiflerden önemli birer araç olarak yararlanılması gerektiğini ileri sürmüş, kooperatifçilik yasalarının çıkartılması ve kooperatiflerin kurulması için bizzat çalışmıştır.

Atatürk kooperatifçiliği her zaman övmüştür. 1925 yılında Kastamonu'da yaptığı bir konuşmada şöyle demiştir; "Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum, makinesiz ziraat yapılmaz, el emeği güçtür, birleşiniz, birlikte makine alınız."

Yani, kooperatifçiliğin değerinin iyi olduğu ve insanların, özellikle de üreticilerin ortak konularda işbirliği yapması, karşılıklı dayanışması, güç oluşturması ve birlikte iş yapmasının önemi günümüzde daha çok ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde kooperatifçilik kimi zamanlarda amacının dışında kullanılmış olsa da, günümüzde özellikle de Pancar Kooperatifleri Birliği çatısı altında bulunan ve üretici ortakların bir araya gelerek kurdukları Pancar Ekicileri Kooperatifleri’nin amacına uygun olarak hizmet verdiği görülmektedir.

Kooperatifleşmenin anlamının daha iyi anlaşılması açısından Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk’un facebook aracılığıyla paylaştığı bir konuya dikkatinizi çekmek isterim.

Bakın, kooperatiflerin üreticiler üzerindeki etkisini nasıl anlatmış Sayın Konuk;

Dünyanın en liberal, özel sektörü en güçlü ülkesi olan ABD’de ekonominin en etkin aktörleri arasında kooperatifler yer almaktadır. ABD’de faal 29.285 kooperatifin 72.993 işletmesi vardır ve bu kooperatiflerin toplam üye sayısı 340 Milyon kişidir. 310 Milyon nüfusa sahip ABD’de en az 80 milyon kişinin en az bir kooperatife üye olduğu tahmin edilmektedir. ABD’deki, kooperatif işletmelerin sağladığı doğrudan istihdam 2 Milyonun üzerindedir. ABD’deki kooperatiflerin toplam cirosu 900 Milyar $’ı aşarken, tarım sektöründe faaliyet gösteren kooperatiflerin iş hacmi ise ülkemiz tarım sektörünün toplam hâsılasının iki buçuk katı civarındadır ve biyoyakıt kooperatifleriyle birlikte 150 Milyar $’ın üzerindedir. Mesela ülkemizde hiç olmayan elektrik üretim kooperatifleri ABD’de mevcuttur ve 39 Milyon Amerikalıya maliyetine satış yapan bu kooperatiflerin geliri 29 Milyar $’dır.”

Sayın Konuk’un 2000 yılında başına geldiği yaklaşık 1 milyon 700 bini bulan ortak sayısıyla dikkat çeken Pankobirlik’in bugün geldiği nokta herkesin malumudur.

Bugün, Pankobirlik gelişmesiyle, yaptıkları yatırımlarla ve üreticilere sağladığı katkılarla dünyanın her yerinde dikkat çekmektedir.

Kooperatiflerin amacına uygun hizmet vermediği ve “Kooperatifçilik mi, bizden uzak dursun…” denilen bir zamanda, kooperatifçiliği yeniden diriltmiş ve gerçek anlamda kooperatifçiliğin nasıl yapılması gerektiğini tüm dünyaya göstermiştir.

Yine, Sayın Konuk’un sosyal medyadaki paylaşımlarından kooperatifçilikle ilgili olanını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk’un kooperatifçiliğin önemini gözler önüne seren ve dünyada üretimin kimler tarafından yapıldığını anlatan paylaşımı şöyle;

Kooperatif işletmelerin etkinliğinin de ispatı olan ve bazı ülkelerde kooperatiflerin faaliyet gösterdikleri sektörlerdeki mutlak hâkimiyetini gösteren bu paylar çok önemli bir hususa işaret etmektedir; oluşan katma değerin ilgili sektörün içindeki insanlarda kaldığına. Mesela Finlandiya’da et üretiminin %74’ü, süt ürünleri üretiminin %96’sı üretici kooperatiflerince gerçekleştirilmektedir. Süt ürünlerinden devam edersek, bu oran Almanya’da %70, Norveç’te %99, Polonya’da %75, Slovenya’da %72, Uruguay’da %90’dır. Bu örnekleri et ürünleri, orman ürünleri, deniz ürünleri, işlenmiş tahıl, şeker pancarı aklınıza gelen her ürün için çoğaltabiliriz. Ancak işin özü şudur, üretim zincirinin ilk halkasında yer alan üreticiler, kooperatifleşerek işin sanayi ayağında ve pazarlanmasında da yer almışlar ve oluşan katma değerin tarım sektöründe kalmasını sağlayarak, refah seviyelerinin yükselmesi için kendi çözümlerini kendileri üretmişlerdir.”

Yazımın başlığında da söylediğim gibi “Kooperatifçilik deyip geçme” sözünün önemi işte bu söylenenlerde yatmaktadır.

Türkiye’de kooperatifler aracılığıyla yapılan yatırımlar, zirai faaliyetler, tarımsal hizmetler, tarımsal sanayi yatırımları Pankobirlik’in bir ortağı olan Konya Şeker tarafından hayata geçirilmiştir.

Bir kooperatif şirketi olan Konya Şeker’in yaptıkları ortadadır ve bugün ABD başta olmak üzere Avrupa Ülkeleri ve diğer ülkelerde de “Rol Model” olarak benimsenmektedir.

 

 

YORUMLAR

NAMAZ VAKİTLERİ
Konya için Namaz Vakitleri

İmsak

04:03

Güneş

05:42

Öğle

13:04

İkindi

16:52

Akşam

20:12

Yatsı

21:44

Öne Çıkan Haberler!X