28 Şubat (II) - Konhaber Türkiye’nin İnternet Gazetesi
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Türkiye'nin İnternet Gazetesi
Konhaber Reklam
Konhaber Reklam
28 Şubat (II)
Mehmet Şamil Şenalp
  • Mehmet Şamil Şenalp

  • 12.09.2013 10:17

28 Şubat öncesinde kurgulanan irtica yaygarası altında dindar insanlar ötekileştirildi. Dininin gereği örtünen on binlerce kız öğrenci okullarını bırakmak, yada başlarını açmak ikileminde bırakıldı. Bu öğrencilerin önemli bir kısmı okulunu bıraktı, imkân bulabilenler eğitimlerine yurt dışında devam etti.  Zulmün bu yönünün öne çıkan ismi dönemin YÖK başkanı Kemal GÜRÜZ ise geçtiğimiz hafta tahliye edildi.

Zulüm üniversite öğrencileriyle sınırlı kalmamıştı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim ve kat sayı uygulamalarıyla dinin öğrenilmesi zorlaştırıldı. İmam hatip liselilerin üniversiteye girişlerini engelleyebilmek adına mesleki eğitim yok edildi. Bir nesil telafisi mümkün olmayacak şekilde heba edildi. Bilindiğimiz kadarıyla hakkında bu konuda bir soruşturma bulunmayan dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet ULUĞBAY bugün ''2012-2013 ders yılında uygulanmaya konulan 4+4+4 eğitim yapılanmasının, eğitimcilerimizin 1923 yılından bu yana büyük bir emek, çalışma, tartışma ve özveri ile inşa ede geldikleri bilimsel, lâik ve çağdaş eğitim modelinden skolastik bir yapılanma yönüne doğru ciddi bir sapma içinde olduğunu görüyor ve ciddi endişe duyuyorum.'' demektedir.

TSK’da ki darbe yanlısı olmayan pek çok nitelikli personel irtica bahanesiyle ordudan atıldı. Bu kişiler sivil hayatta da takip edildi. Özel sektörde işe girmeleri bile engellendi. Henüz ihraçların sorumlularına da çok kısıtlı oranda dokunulabildi.

28 Şubat süreci, aynı zamanda ciddi bir ekonomik darbedir. İrticayla mücadele yaygaralarıyla oluşturulan dumanlı havayla yapılan hortumlamaların ülkeye maliyetinin 250 milyar lirayı, eski ifadeyle 250 katrilyonu bulduğu ifade edilmektedir. Hortumlanan, içleri boşaltılan bankalar sebebiyle aralarında Süleyman DEMİREL’in yeğeni Murat DEMİREL, Hayyam GARİPOĞLU, Dinç BİLGİN, Cavit ÇAĞLAR ve Ali BALKANAER gibi banka sahiplerinin bulunduğu birçok isim ceza aldı. Ancak aynı bankaların ve Türkiye’nin büyük holdinglerinin yönetim kurullarında görev yapan 28 Şubat sürecinin emekli paşalarının adları henüz bildiğimiz bir soruşturmada geçmedi. Halbuki bu paşalardan pek çoğu 28 Şubat döneminde itibar ve etkinliklerini kullanarak milletin kaynaklarının milletten hortumlanmasına hizmet etti. O dönemin banka ve büyük holdingleri için itibar ve güç anlamına gelen komutanlı yönetim kurulları, en çok Türk ordusunun itibarını zedeledi.

28 Şubat sonrasında yaşanan mağduriyetler ve ekonomik buhran Ak Parti İktidarlarını doğurdu. İktidar hukukun askıya alındığı günler yeniden yaşanmasın diye önemli  yapısal değişikliklere imza attı. 12 Eylül 2010 referandumu ile bu yolda belki de en büyük adım atıldı. Şükürler olsun, Türkiye'de askeri darbe yapılması ihtimali artık çok daha düşük. Bunu bilen ve kendilerinin normal yollarla iktidar olmalarının mümkün olmadığını ve darbenin zorlaştığını gören kişiler enerjilerini artık alternatif yollar deneyerek harcıyorlar. Onlar kimi zaman gezi parkında provokasyon yaparken, kimi zaman ODTÜ'ye fitne tohumu atarken, kimi zamanda Tokyo terlikle karşımıza çıkıyorlar.   

Yeni 28 Şubatların ortaya çıkmaması için öncelikle 28 Şubatın medya, sermaye, üniversite ve yargı ayaklarıyla ilgili henüz dava açılmadığı unutulmamalı ve bu unsurlarında yargı önünde hesap vermeleri sağlanmalıdır.  Daha önemlisi darbe tohumlarının Milletçe beraberliğin güçlü olduğu zamanlarda yeşermesinin mümkün olmaması karşısında kimsenin ötekileştirilmediği bir Türkiye için hep birlikte çalışmalıyız.

 

YORUMLAR

NAMAZ VAKİTLERİ
Konya için Namaz Vakitleri

İmsak

03:59

Güneş

05:40

Öğle

13:04

İkindi

16:53

Akşam

20:14

Yatsı

21:47

Öne Çıkan Haberler!X